Dört Kuşaklık Bir Miras
— Tespihçi Ahmet Özbek —
Bir asrı aşkın süredir, ailemizin atölyesinde taneler tek tek seçilir, tek tek işlenir, tek tek delinir. Babadan oğula, ustadan çırağa geçen bu sanat; bizim için sadece bir meslek değil, kuşaklar boyu süren bir nefes, bir sabır, bir gelenek olmuştur. Her tespih, sırrını dört kuşağın ellerinden alır.
Soyumuz
— BİRİNCİ KUŞAK —
Mehmed Özbek
1865 — 1928
İşin temelini atan, ilk torna eli
Ailemizin tespih sanatıyla yolculuğu, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında büyük büyük dedemiz Mehmed Özbek'in tezgâhında başladı. Henüz çıkrık-kemâne ile çalışılan o yıllarda, sadece el emeğine ve göz nuruna dayanan bu sanat, ailemizin ilk öğretmeni oldu. Onun ilk eserleri, bugün hâlâ aile içinde özenle saklanmaktadır.
— İKİNCİ KUŞAK —
Hasan Özbek
1898 — 1965
Geleneği oğluna miras bırakan
Cumhuriyet'in ilk yıllarında atölyeyi devralan dedemiz Hasan Özbek, babasından öğrendiği inceliklere kendi dokunuşunu kattı. Kehribar ve oltu taşı üzerine yoğunlaşarak ailemizin imzasını taşıyan ilk koleksiyonları ortaya çıkardı. Onun döneminde atölye, kuşaklar arası aktarımın merkezi hâline geldi.
— ÜÇÜNCÜ KUŞAK —
İbrahim Özbek
1932 — 2008
Atölyeyi yarım asır taşıyan
Babam İbrahim Özbek, ailemizin sanatını elli yılı aşkın süreyle sürdürdü. Onun tezgâhında öğrendiklerim, bugün benim her tespihimin temelinde yaşıyor. Sadece bir usta değil; aynı zamanda en büyük öğretmenim, en yakın yoldaşımdı. Eserlerinin değeri, ardında bıraktığı öğrencileri ve müşterileri ile her geçen gün artmaktadır.
— DÖRDÜNCÜ KUŞAK —
Ahmet Özbek
1972 —
Bugünü ve yarını birleştiren
Çocukluğum babamın tezgâhının başında geçti. İlk tespihimi onun gözetiminde, on iki yaşımda yaptım. Bugün ailemizin dördüncü kuşağı olarak, dedelerimden öğrendiğim her tekniği bugünün koleksiyonerine taşımayı kendime vazife biliyorum. Yaptığım her eserin altındaki imza, dört kuşaklık bir mirası taşır.
⎯ USTANIN İMZASI ⎯
AHMET ÖZBEK
İletişim
ADRES
[Sokak Adı]
[Mahalle, İlçe / Şehir]
